AnasayfaİletişimProjelerFaaliyetler
0 212 532 1996
bilgi@turgev.org
TÜRGEV, yurt yöneticileri yangın ve acil durum eğitimi aldı

Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) Yönetim Kurulu Başkanımız Arzu Akalın, Adana'daki öğrenci yurdu yangının kamuoyundaki tartışmalarına ilişkin, "Eleştirdiğim bir taraf da var ki kamuoyunda bu konu tartışılırken, konuyu ideolojik tartışmalara hapsederek, yurtlarla veya öğrencilerin barınmış oldukları yerlerle alakalı konuları ideolojik tartışmalar üzerinden başka mecralara da çekmenin doğru olmadığını düşünüyorum." dedi.

Akalın, TÜRGEV'in Üsküdar'daki Fatma Göksu Yüksek Öğretim Kız Öğrenci Yurdu'nda düzenlenen eğitimlerde yurt yöneticilerine hitap etti.

Eğitimi, yangın ve deprem gibi afetlerde nasıl organize olmaları, tatbikatların yapılması ve farkındalığın artırılması konusunda düzenlediklerini belirten Akalın, Başbakanlık Afet ve Acil Yönetimi'nin (AFAD) de kendilerine bu konuda yardımcı olduğunu söyledi.

Akalın, İstanbul'daki yurt yöneticilerinin eğitiminin önemine işaret ederek, eğitimin gelecek hafta Anadolu'daki yurt yöneticilerine verileceğini kaydetti.

2016 yılı başında yangın ve deprem gibi konularda nasıl hareket edileceği konusunda eğitim aldıklarını anımsatan Akalın, "Yönetici ve yönetim kurulundaki arkadaşlarımızla konuştuğumuzda tatbikat tarafıyla alakalı olarak kendimizi tekrardan gözden geçirmek, varsa eksikliklerimiz... Özellikle bu tür zamanlar gerçekten hepimizin belki daha stresli olduğu ve nasıl hareket edilmesi gerektiğini bilmediğimiz zamanlardır. Bu nedenle ne kadar çok pratik yaparsak tatbikata yönelik, tehlike anını çok daha kolay ve daha az zararla savuşturmuş oluruz." diye konuştu.

Akalın, bu eğitimleri uzun süredir belli aralıklarla tekrarladıklarına dikkati çekerek, yurt yöneticilerinin gözlemlerini sorularla aktardığını, deneyimli eğitmenlerin de bunlar değerlendirdiğini söyledi.

Adana'daki öğrenci yurdu yangını

Yurt idarecilerinin ardından, öğrencilere yönelik eğitimlerin de devam edeceği bilgisini veren Akalın, şunları aktardı:

"Süregelen çalışmalarımız inşallah devam ettirmiş olacağız. Bu konu Adana'da yaşanmış olan hadiseyle birlikte, hepimiz çok derin bir üzüntü yaşadık. 11 pırıl pırıl genç evladı yitirmiş olduk maalesef. Gönül istiyor ki bu tip meselelerle ilgili hassasiyetlerimiz böyle zamanlarda olmasın. Şu da bir gerçek ki böyle olağanüstü zamanlardan geçince, herkes kendi alanına dönerek, aynı kendisine tutmak, varsa eksiklik, ihmal edilen ve düzeltilmesi gerekenleri yapmak için bunu değerlendirmek lazım. Onun için bu noktada TÜRGEV olarak gerekli hassasiyetleri göstermemiz gerektiğini düşünüyorum. Basında bu konuyla alakalı durumlar da sık sık gündeme geliyor. Çeşitli yurtlarda Adana yangınından sonra her gün basına aksettiğini görüyorum. Bu konuda iki tespitim var. Konu, asla tali addedilecek bir konu değil. İnsan hayatının, gençlerin, kardeşlerimizin, eğitim noktasında misafir oldukları bir yurtta, herkesin, her yöneticinin, vakfın, kurumun azami derecedeki önlemlerini alması lazım."

"İdeoloji ve dünya görüşü değil ana konu konuşulmalı"

Her şeyin "tamam" olduğu şeklinde bir düşünceye kapılma lükslerinin olmadığını vurgulayan Akalın, bu konuda kurum olarak da çok hassas olduklarını ifade etti.

Akalın, mevzuatta ve denetimlerde hassasiyet gösterilmesi gerektiğini anlatarak, "Eleştirdiğim bir taraf da var ki kamuoyunda bu konu tartışılırken, konuyu ideolojik tartışmalara hapsederek, yurtlarla veya öğrencilerin barınmış oldukları yerlerle alakalı konuları ideolojik tartışmalar üzerinden başka mecralara da çekmenin doğru olmadığını düşünüyorum. İnsan hayatının söz konusu olduğu bir yerde biz, ideolojiyi, dünya görüşlerini, kurumun misyonunu değil, sadece oradaki ana konuyu konuşmamız lazım. O konuda bir ihmal veya yapılması gereken bir iyileştirme varsa bunun üzerine odaklanmamız lazım." dedi.

TÜRGEV Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan da Türkiye'de bu tür konulardaki mevzuatın son yıllarda önemli şekilde güncellendiğini söyledi.

Yurtların açılmasında veya herhangi bir binanın ruhsatlandırılmasında yangınla alakalı mevzuatın çok sıkı tutulduğunu belirten Erdoğan, "Bu konuda hiç taviz verilmediğini her defasında ciddi şekilde yaşadığımız için bu konuda içimiz en azından TÜRGEV yurtları bağlamında, yeni yapılar bağlamında içimiz rahat. Yangın çıkışları, sprinkler sistemleri konusunda, bunlarla ilgili bugün bir binayı yapmanız, ruhsat ve iskan alabilmeniz için sıkı bir şekilde itfaiyenin de müdahalesiyle bu önlemler alınmak zorunda oluyor." değerlendirmelerinde bulundu.

Erdoğan, binanın fiziki önlemelerinin alınmış olmasının afet durumuna engel olmadığını aktararak, bunun olmaması için binayı kullananların da duyarlılığının yüksek olması gerektiğini belirtti.

"Eğitimleri tekrarlamak gerekli ve isabetli oldu"

Söz konusu duyarlılık hakkında bilgiler veren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bir yangının meydana gelmemesi için gerekli özeni hayatında göstermek. Bu konuda riskin yüksek olduğu bölümlerde çalışan personellerimizin bu konuda hassas çalışmasını temin etmek. Ama Allah korusun o son noktaya gelindiği zaman da herkesin ne yapması gerektiğini bilmesi, bu konuda bilinçli olmasını temin etmek. TÜRGEV olarak bu konuda süreçlerimiz var. İster istemez kamuoyu bir konuyla meşgul olduğu zaman, o konuda yapılan çalışamalar biraz daha verimli biraz daha etkili olabiliyor. Türkiye'de kamuoyunun hassasiyetinin yükseldiği bir dönemde bu eğitimleri tekrarlamamız gerekli ve isabetli oldu."

Erdoğan, toplumda bazen bazı konularda sorumsuz olunduğunu belirterek, bu alanlarda vurdumduymaz ve sorumsuz olunması gibi bir lüksün olmadığını söyledi.

Mevzuatla sınırlı kalınmaması gerektiğini dile getiren Erdoğan, bilincin ve duyarlılığın daha üst düzeyde olması için çalışmalar yapılmasının önemine işaret etti.

Erdoğan, AFAD'a verdikleri eğitimler için teşekkür ederek, kurumun çok önemli görevleri ifa ettiğini belirtti.

Türkiye'nin dünyaya farklı gösterilmek istendiğine dikkati çekerek, AFAD gibi kurumların oluşturulmak istenen algıyı yıktığını kaydetti.

AFAD Başkan Vekili Bilden

AFAD Başkan Vekili Mehmet Halis Bilden ise, kurumun önemine vurgu yaparak, "100-150-200 yıllık kurumlarımız var. Bazılarının çok hantal olduğunu da görüyoruz. Hepsi için söylemiyorum. AFAD 6-7 yıllık bir kurum. 2009'da kuruldu. O dönem Başbakanımız olan Cumhurbaşkanımızın, ülkemizin lideri olan kişinin vizyonundan kaynaklı bir kurumun ne kadar ciddi bir şekilde kurulduğunu, dünyaya örnek olacak kodlarının olduğunu görüyoruz. 6 yıllık bir kurumun kendi alanında dünyada lider olduğunu görüyoruz. Bundan bir buçuk ay önce Helsinki'ye gittik. Orada 28 Avrupa ülkesini temsil ediyoruz. 2 yıllığına risk azaltma alanında Avrupa'nın dönem başkanıyız." diye konuştu.

İstanbul'daki yurtlara verilen eğitimin dün başladığını anımsatan Bilden, talimatları doğrultusunda AFAD'ın yapabilecekleri doğrultuda imkanların seferber edileceğini söyledi.

Bilden, bu eğitimleri verirken kendilerini de kontrol etme fırsatı bulduklarını aktararak, şunları dile getirdi:

"Devlet ve diğer yurtlarla alakalı da sürecimizi devam ettireceğiz. Bunun sonu yok. Haftada bir de tatbikat yapabilirsiniz. Dolayısıyla en az riski birle ortadan kaldırma imkanını olabilir. İki yılda bir de tatbikat yapabilirsiniz. O zaman orta derece riskleri bile göğüsleyemezsiniz. Bu işi ne kadar fazla gündemimizde tutarsak ne kadar fazla tatbikatlarla bunu tatbik eder ve hayatımıza indirgersek o zaman belki risklerimizi çok daha aza indirebiliriz."

Konuşmasının devamında Siirt'teki maden kazasına yaptıkları müdahaleyi ve yaşadıklarını anlatan Bilden, AFAD'ın orada çok iyi bir sınav verdiğini söyledi.  

AFAD Afet ve Acil Durum Öğretmeni İhsan Avşar tarafından TÜRGEV'in İstanbul'daki yurt yöneticilerine iki gün boyunca verdiği eğitimler, yangın ve acil durum tatbikatıyla sona erdi.